9/11/2009 - uçuş
hayat bir düştür ve uyanmak bizi öldürür. virginia woolf
nefes alamadığım zamanları çok iyi hatırlıyorum. ağlamadan ve şikayet etmeden kendime sardığım o zamanları. hiç bir şeyden keyif alamadan durup sadece izlediğim insanları. bir daha asla görmeyeceğim yüzlere derdimi anlatmaya çalıştığımı çok iyi hatırlıyorum ve bir daha asla sevmeyeceğim adama sarıldığımı.
bir tel dolanıyor sanki boynuma. sanki bir kedi yürüyor bacaklarımda. uyuşuyor kollarım ve hiç bir zaman olmadığım kadar kızgınım.
bir şehri,bir adamı,bir evi,bir arkadaşı ve bir denizi terkettim. bırakamadım oysa hiç biri. denizler doldu gözlerime,üşüttü ellerimi adamın yokluğunun elleri. ve beyaza dönüktür ölümün gözleri. masum ve günahkar olduğumu düşünüyorum. tek sorun yaptığım yanlışları bile doğru dürüst yapamamış olmam.
kendimden hayli uzaktayım. kendime senden bile uzaktayım.
-uçurum büyüdü,uçuyorum-
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
30/8/2009 - left.ı am flying away...
30 ağustos benim doğumgünümmüş...
boş...
hoş...
ne olmuş?
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
24/8/2009 - O San-cı
aydınlığı reddeden gözleriyle güneş vurmuş yatağında doğrulmaya çalışıyor O. zaman sahipsizken ayak uydurma çabası ne kadar da saçma öylece. Kalbi kırılmış bir insan farksızdır rahmi daralmış bir piç kurusundan. o yüzdendir cenin pozisyonunda duruşu yatağında sırtını güneş yalarken. O bir zamanlar kimsesizdi,kimsesizlerin hepsiydi. ruhunun asaletine inanır sarhoş olur kadınlarla sevişirdi. dünyayı değiştirme fikrinden ne zaman vazgeçmişti,kim bilir. anlamın iktidarını kaybettiği ve yüzsüzlüğün darbe yaptığı bir akılda tüm suçlar meşrudur ki suç kavramı yoktur.
açsan çalarsın. istersen,tecavüz edersin. sıkılırsan öldürürsün...
onlar canı sıkıldığı için partiler kurup,vaazler vermediler mi? büyük kitleleri onlar zehirlemedi mi? onlar sırf ama sırf canları sıkıldığı için masa başında bir tanrı yaratıp tüm cahil beyinleri kandırmadılar mı? ve onlarki şairliğe soyunup cahil kitabı yazmadılar mı?
O böyle söylüyor. O buna inanıyor kayıtsız ve kimse bu yüzden O nu asmayacak şüphesiz.
nihayet ölüme susamış bir sinek avcunun içine konuyor. bakıyor kocaman gözlerine sineğin O. mavi,yeşil,sarı,kırmızı,beyaz hatta yer yer. hepsi karışınca siyah mı olurdu tüm renklerin?
tabi ya,siyah... ne sandın diyor kendi kendine. Siyah tabiki,sadece siyah...
sineğe anlatıyor şimdi şeffaf kanatlarını. Aslında güzelsin diyor.-ki aslında çok güzelsin ama benim canım sıkılıyor. avcunu hızlıca sıkıyor ve sineğin patlayan iç organlarının sıcaklığı işaret parmağının kenarından akıyor.
güzel sinek güzel sinek ne kadar da kan birikmiş içinde yardım edeyim yükünün hafiflemesine...
gözleri yarı açık ki aynı zamanda yarı kapalı da olabilir, pencereyi açıyor ve fırlatıyor sineği havaya.
şimdi hafifsin,şimdi uçabilirsin şimdi sen bir hiçsin güzel sinek kimsesizsin.
masanın üzerinde duran,artık su izleri yosun tutmuş,içindeki su kayganlığında tavan yapmış bardağa bakıyor.
vay be,güzel bardak...hala yaşıyorsun demek... ne diye duruyorsun,konuşsana.
eline alıyor ve bardağı dolaşıyor. elleri kıvrılıyor ve bardağı öpüyor.
bu bardak ölmek istese de yaşamalı,bir kadına benziyor ve kadınlar ölmek istediklerinde bile cezbedicir...
O aslında savaşıyor ve aslında reddediyor tüm savaşları. korkmaktan korkuyor ve bu yüzden korkusuzca davranıyor. melek var mıdır baksana? sana soruyorum yahu. allah allah,bu duvar niye suskun bugün?dün gece başımın etini yedin,yoruldun değil mi? ahmak duvar seni ahmak duvar seni
geveze geveze geveze
Yatağına geri dönüyor O. elini çarşafa siliyor,çarşaf ıslak çarşaf kirli çarşaf kırmızı.
yatağına yatıyor ve tavanında yazan yazıyı okuyor.
La vida Es inmortaliDad...
Yok ya!!!
bak göstereyim sana öyle olmadığını.
kırdığı yosunlu pardağın parçasını yerden alıyor, tavana bakarak,yatağında, ve boynunun sol tarafına saplıyor.
geveze geveze geveze güzel sinek güzel bardak boklu dünya çiş kaka .....
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
11/8/2009 - best rock n roll
sıkıntılı hava kararıyor. üzerime düşmeye başlıyor bir bir,üzerime üşüşmeye. kolumu kaldıracak halimin olmasını geçip parmaklarımı oynatacak bir hal vermesi için bana,dua ediyorum doğaya.
kılıfına uymaya çalıştığım pek çok adamın ve kadının varlığı üzerine bahse girmek istiyorum. kesinlike rulet olmalı bu. ben hep kazanırım çünkü. çünkü hayatın ölümümü daha da efsaneleştirecek bir numara yapması gerekiyor. şansa ölmem, tanrının varlığını ispat etmesi için kötü olur. ezmeli ki, yok etmeliyim ki kendimi, gururlanacaktır bunun için. uyanıyorum ve aynı durumlar ve bıraktığım yerde aynı günahlar ve aynı pişmanlıklar. gözlüğümün camının kırılmasına göz yumduğum için pişmanım. saçlarımı kirlendikleri halde temizlemediğim için hayli pişmanım. karanlığı bozan tek ışık bir kaç saniyeliğine yanan bir kibritin ışığı. tek başka nefes,duman. sırtımı döndüğüm pencerede birbiriyle yarışan sidik zerreleri.
ve sadece kendimle başbaşa,düşünerek,ki pinekleyerek düşünmek düşünmek değildir,kendi kendime pinekleyerek ki bunu seninle yapamazdım,düşünmek hakkında düşünüyorum. bir kaç cümle öneriyorum aklıma, beğenmiyor, siktir edip gözlerimi kapatıyorum. böylesi daha iyi. böylesi,gerçekten daha iyi...
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
8/7/2009 - kelimeler basit seslerdir,altında bir şeytanın dans ettiği..ve b
Kelimeler yetse… Kelimelerim yetse keşke anlatmaya sana bunu. Anlatabilseydim sana, nelerin kaybolduğunu. Cebinde taşıdığın o küçük not defterinin içindeydim ben,her satırında adım geçen. Şimdilerde kim bilir hangi okyanusun altında paramparçayım?
*** Cama yaslanmış başı, sadece oturduğu sandalyeden şikayetçi değil bu dünyada, Bir eli dizinin üzerinde, diğeri küllüğe yakın masadaki.
Barış vardı dedi bir zamanlar. Barış vardı diyordu hala. Barış vardı diyecek hep.
*** Okyanus gördün mü hiç derdi bana… Görmedim derdim hep,görürdüm oysa yılda 3 kez. İsterdim ki anlatsın bir şeyleri,bildiği tek şeyi. Okyanuslar büyüktür, Barışları büyüktür, Karışıktır, Özgürdür. *** Birazdan kalacaksın tek başına ve bensiz göreceksin güneşi. Ben gibi olduğunda barış vardı diyeceksin Balkonundaki akasyayla menekşen için. Barış vardı diyeceksin yolların ve otobanların asfaltları için. Sadece demekle yetineceksin. *** Cama yaslanmış başı, dokunuyor serçe parmağıyla cama ayrıdan. Şeffaf damarlarımız var etrafımızda, Parmaklıklarımız var. Biz,kimiz? Biz,neredeyiz? Neresindeyiz savaşın? Koşturmanın? *** Sadece dinlerdim,dinlerdim ki o bunu isterdi. Konuşma sırası artık ona gelmişti, Ben ise artık dinlemeliydim,kelimelerim tükenmişti. *** Dizindeki avcu hafifçe açıldı ve iğne parladı güneşin altında. Uyuşan dirseği döndü gerisine, Yere düşürdü umudunu. Avcundan düştü kendiliğinden. Tutmadı,tutamadı. *** Sadece gözlerini kapadı iç geçirerek, yaşadığım ne varsa gördüm ve şükür ki, Tanrıyla tanıştım. Yolun uzun çocuk,yolun uzun… ** * Gözlerini kapattı. Uyuyor gibi… Saniyelere bile bölünmeyen bir zamanda,ölüyor gibi. Ölüm bu muydu? Sadece gözler kapanır ve insan uyur muydu? *** Ölmek,uyuyarak yapılan en basit iştir derdi hep.uyuyor muydu? İrkildim ve başının camdan kayarak göğsüne düşüşünü izledim. Alt dudağı gevşedi,ve sandalyede yana doğru eğildi. Gidiyordu,görüyordum. *** Ölüm bu muydu? Ölüm bu kadar basit miydi? Azrail denen şey şu an bu odada mıydı? Bana bakıp gülümsüyor muydu acaba,kaderin aynı olacak dercesine…. *** Gözlerimi kapattım ve sabah güneşinin azizliğine sığınarak, Uyuşturdum kendimi. Bu bana, Azrail hayalinden daha iyi gelirdi. Bu bana barıştan daha iyi gelirdi. Hava hala maviydi,rüzgar yüksekteydi Ve barış filan da yoktu. Zaten hiç olmamıştı. O uydururdu…
|
|
Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Hakkımda
vera!
günah işlemekten korkan,dünya mahkumu melek anlamındadır arapça da.rusların inandığı üç büyük tanrı dan biri.ve dünyadaki en güzel aşkı tadan kadın nazımın sıcağında...
Kategoriler
Arkadaşlarım
paracelsus dc kızıltaşApiş Blogcu Yardım
|